15 Eylül 2011 Perşembe

Aşırı korunan çocuklar okula zor alışıyor


Çocuklar okul zilinin çalmasıyla yeni bir hayata adım atıyor. Ancak yeni başlangıçlar, her çocuk için kolay olmuyor. Bazı çocuklar anne babasından zor ayrılıyor ve psikolojik sıkıntılar yaşıyor. Ayrılık kaygısı, çocuğun ailesinden ayrı kalacağı ya da onları kaybedeceğiyle ilgili başa çıkılamaz korku yaşaması anlamına geliyor. Üstelik söylenen hatalı sözler ve davranışlar çocuklar üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabiliyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi’nden çocuk ve ergen psikiyatrisi Dr. Arzu Önal, ilkokula yeni başlayan çocuklara nasıl davranılması gerektiğini anlattı: “Okul korkusu; daha önce anne-babadan ayrılmayan, ayrılığın edişe verici olduğu duygusu hissettirilen güvensiz çocuklarda daha sık görülüyor. Bu çocukların kaygı düzeyleri oldukça yüksek. Daha önce hiç sorumluluk verilmeyen, aşırı korumacı davranılan ve otonomisini geliştirmesine izin verilmeyen çocuklarda da daha sık görülüyor.”

İlk gün nasıl davranmalı?

* Çocuğunuzu sabah sarılarak uyandırın.
* Giyinmesine ve dişlerini fırçalamasına yardımcı olun.
* Kahvaltısını yaptırın.
* Birlikte okula gidin.
* Pencereden size “Güle güle” demesini isteyin.
* Çocuklar anne-babalarının ne hissettikleri konusunda duyarlıdır ve endişeliyseniz hemen anlarlar. “Güle güle” derken içinde bulunduğunuz ruh hali onun ağlamasına ya da koşarak mutlu bir şekilde okula yönelmesine etki eder. Bu nedenle gülümseyin, sakin ve yapıcı ses tonuyla konuşun.
* Kaygılı ya da mutsuz olduğunuz yüzünüze yansırsa çocuğunuz şöyle bir mesaj alır: “Okul gitmemle ilgili annemi endişelendiren bir şey var.”
* Tüm bu yaklaşımlar başarısızlıkla sonuçlanırsa destek alın. Oyun terapisi, kognitif davranışçı terapi yöntemleri ve ilaç tedavisi seçenekler arasında yer alıyor.

Okula gitmek istemiyorsaÇocuğun takvim yaşının yanı sıra fiziksel ve ruhsal gelişiminin okula başlamaya hazır olup olmadığı da değerlendirilmeli. Bazı çocuklar daha geç olgunlaşıyor ve okul için bir yıl daha beklenmesi gerekebiliyor. Ancak tutturma ya da kaygı kaynaklı bir isteksizlik varsa bu sorunun üzerine gidilerek aşmaya çalışılmalı. Böyle durumlarda yapılan erteleme 2-3 yıl olsa da okula başladığında aynı tepkileri vermesini engellemiyor.

Doğru yaklaşım nasıl olmalı?
Pozitif ve yapıcı cümlelerle çocuğunuzu okula hazırlayabilirsiniz. Okula motivasyonu artıracağını düşündüğünüz cümleleri oyun sırasında ya da laf arasında söyleyebilirsiniz. Özellikle karşılıklı oturup ciddi bir şekilde konuşmanıza gerek yok.
* “Okulda birçok arkadaşın olacak, ne kadar heyecan verici değil mi?”
* “Acaba kaç tane yeni oyun öğreneceksin, bana da öğretirsen evde birlikte oynarız.”
* “Okula giderken öğretmenine en sevdiğin resmini ya da oyuncağını gösterebilirsin, eminim o da beğenecek.”
* “Sen okuldayken aklım hep sende olacak ama orada eğlendiğini bilmek beni de mutlu edecek. ”

EN SIK YAPILAN HATALAR

* Çocuğunuza korkusunu yenmesi için “Korkma” demeyin! Bu çocuğunuz açısından bakıldığında okulun korkulacak bir şey olduğu anlamını taşıyor. “Korkma iğne hiç acıtmayacak” denildiğinde iğnenin acıttığı gibi.
* “Merak etme, ben yan odadayım, seni asla bırakmam.” Bu cümlenin çocuğunuzun zihnindeki açılımı, “Merak etmelisin, çünkü ben de çok merak ediyorum. Eğer izin verirlerse yan odada seni bekleyeceğim ama ben de emin değilim” oluyor.
* “Seni asla okulda unutmam veya bırakmam. Ben unutursam baban, teyzen veya deden seni alır.” Bu cümlenin çocuğunun zihnindeki açılımıysa, “Seni okulda unutma ihtimalim var, olur da o kadar unutkan olursam inşallah seni alan biri çıkar.”
* Eğer “Okula gitmek ister misin?” diye sorarsanız, çocuğunuz bunu şöyle algılayabiliyor: “Okula gitmeme ve evde yaptığın şeyleri (TV, oyuncak, oyun oynama gibi) devam ettirme hakkın var. Ben senin yerinde olsam bildiğim şeyleri tercih ederdim.''



alıntı:milliyet

Hiç yorum yok: