7 Haziran 2012 Perşembe

Ofis basmasının sebebi belli oldu

Evlilikleri boyunca asosyalliğinden yakındığı Ali Taran'ın son zamanlarda sık sık kendi favori mekanlarında boy göstermesi, Ayşe Özyılmazel'in sabrını taşırdı.
Ayşe  Özyılmazel, eski eşinin Levent’teki ofisini basarak “Bana inat mı yapıyorsun! Artık karşıma çıkma, gittiğim yerlere gelme” diye bağırdı.

Ayşe Özyılmazel ile Ali Taran, bir yıllık evliliklerini nisan ayı sonunda tek celsede noktaladı. Boşanma sonrası birbirlerine üstü kapalı göndermelerde bulunan ikili arasında giderek gerilen ipler, önceki gün koptu. Özyılmazel, evlilikleri boyunca asosyal olmasından şikayet ettiği Taran’ın boşanma sonrası sürekli kendisinin gittiği mekanlarda boy göstermesine, yakın dostlarını arayıp “özledim, görüşelim” demesine çok sinirlendi. Onun bu kadar sık karşısına çıkması nedeniyle sabrı taşan yazar, ünlü reklamcının Levent’teki ofisini bastı.

Eski eşine “Eskiden yalvarsam bile seni evden çıkaramazdım, artık sürekli sokaklardasın. Bana inat mı yapıyorsun! Bir daha karşıma çıkma, gittiğim yerlere gelme, arkadaşlarımı sakın arama! Hayatımı mahvettin” diye bağıran Ayşe Özyılmazel, olayın ardından Twitter’a da “Küfür etmek bazen bünyeye çok iyi geliyor net! Ama siz etmeyin canlar!” diye yazdı.
Kuaförüne gitmeye başladı

Nişantaşı'nda oturan Özyılmazel, bir süredir ara sokakta, pek de bilinmeyen bir kuaföre gidiyordu. Özyılmazel, Ali Taran'ın da bu kuaföre gelmeye başladığını öğrenince önce büyük şok yaşadı. Ardından Taran, Özyılmazel'in aynı zamanda en yakın arkadaşı olan menajeri radyocu Yasemin Şefik'i programdayken "Yasemin seni çok özledim" diyerek ziyaret ettiğini öğrendi. Taran'ın tutarsız hareketleri Özyılmazel'in psikolojisini bozduğu öğrenildi.

Ve olayın basına yansıması üzerine yazılı bir açıklama yaptı:
“Artık huzur arıyorum. Huzur aranınca bulunan bir şey midir bilemiyorum. Ama hepimiz gibi arıyorum. Turp gibiyim desem abartıya girer. Elimden geleni yapıyorum. Duygusal olarak yorgunum, çok yorgunum. Birilerinin davranışlarına kafa yormak yerine, enerjimi üzüntüye harcamak yerine çalışmak, üretmek istiyorum. Yazılacak şarkılarım, yazılarım, kitabım, yapılacak programlarım, konserlerim var. Gözümün içine bakan şahane bir ekibim, inşallah önümde umutla beklediğim günlerim var. Ancak, bazen huzurumu bozacak hareketlerle karşılaşıyorum. Bu hareketlere anlam veremediğim için de sabrım taşabiliyor. Fazla zorlanırsa sabrın sonu gelebilir değil mi? Eğer sabrımın taşması çevreye rahatsızlık verdiyse, çevredeki insanlardan özür dilerim. Huzuru ararken, huzur kaçırmak olmaz. Tek bir ricam var, beni rahat bıraksınlar. İsim vermeye gerek yok. Onlar kendilerini ve ettiklerini gayet iyi biliyor. Ben de bildiğim şeyi yapayım, huzur içinde çalışayım, hayatımı yaşamaya devam edeyim...”

Alıntı:Posta
Gönderen:PURO

Hiç yorum yok: