11 Ağustos 2012 Cumartesi

'Erkekte altyapı yoksa kullan-at yaparım'

1996 yılında söylediği 'Bu Sahilde' adlı şarkıyla adını duyuran Ebru Yaşar (35) samimi söyleşimizde “Yıllar içinde kendi kendine güzelleşen kadınım” dedi. En çok poposunu beğendiğini, bunu da at binmeye borçlu olduğunu ekledi. Şarkıcı aşk hakkındaki görüşlerini de açıkladı: “Tavlayan değil, tavlanan oldum. Erkekte alt yapı ararım. Yoksa 'kullan-at' yaparım.”
Şu sıralar ne yapıyorsunuz? Sevenlerimden uzak kalmamak adına pop tarzındaki ilk single’ımı yaptım. Benim 20 yıl önce dinlediğim ‘Ağlayamıyorum’ adlı şarkıyı yorumumla yaz şarkısı haline getirdim.
Şarkıcılık hayaliniz çocukluğunuza mı dayanıyor?
Babam emniyet müdürü, annem maliyeciydi. Şarkıcı olmasam babam gibi polis olurdum herhalde. Müziğe olan tutkum yüzünden İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nü bitirdim. Kendimi bildim bileli hep şarkıcı olmak isterdim. Tüm günüm müzikle geçer, banyo yapmaya bile elimde teyple girerdim. “Sanatçı olunmaz, doğulur” derler ya, ben öyle doğmuşum galiba.
Aileniz “Polis ol” diye baskı yapmadı mı?
Baskı yoktu bizde. Şarkıcı olmamı pek istemiyorlardı ama karşı da çıkmadılar. Milli Piyango’yu kazanmak gibi gördüğüm konservatuara girdim. Okurken albüm teklifi aldım. Babam bana “Bak kızım, bu bilmediğimiz bir camia, bizi üzmeyeceksen, ailemize bir laf getirmeyeceksen belki müsaade ederim” dedi. Böylece müzik yaşantım başlamış oldu. Ama şöhret olduğumda da okuldan atıldım.
Atıldınız mı?
Konservatuarın hazırlık sınıfında şöhret olmak yasaktı. Ben ‘Bu Sahilde’ adlı albümümle o yasağı deldim. Bendeki, büyük bir cesaretti. Bunu bile göze alarak albüm teklifine “Evet” demiştim.
O kadar mı önemliydi sizin için şöhret?
Amacım ünlü olmak değil, sadece şarkı söylemekti. Bir şarkıyla da ünlü olunduğunu bilmiyordum. Sonra tekrar sınavla İstanbul Üniversitesi’nin Türk Müziği Bölümü’ne girdim. Çıkan afla okuluma dönüp 9 yıl sonra diploma almış oldum.
O zamanlar bir tarzınız var mıydı?
Hayır. Her tarz müziği dinliyordum. Bugün tarzımın olmamasını da o günlere bağlıyorum. Bir kategoriye konulmak da istemem. Canım ne isterse o tarz müziği yapan bir sanatçıyım.
“Gencim, güzelim” 
Kendinizi müziğin neresinde görüyorsunuz?
Onu ben de bilmiyorum. Bildiğim tek şey gencim ve güzelim, müziği yapabildiğim kadar yapacağım. Zirve nedir, neye göredir, onun da farkında değilim aslında. Bugün bir şarkıyla zirvedeyken yarın nerede olacağınızı bilmiyorsunuz. Zirveleri herkes yaşayabilir ama ya sonra?
Pişmanlığınız var mı?
İlla ki var. Küçük yaşlarda girdiğim bu işte imzalanan yanlış anlaşmalar, yanlış arkadaşlıklar ve maskeli insanlar çok oldu. Çok şükür altından kalkamayacağım, utanacağım ve hesabını veremeyeceğim şeyler yaşamadım. Aileme de laf getirmedim.
Albümlerinizin bir anlamı var mı?
‘Bu Sahilde’ flörtüm, ‘Seni Anan Benim İçin Doğurdu’ aşkım, diğerleri de çocuklarım...
At merakınız olduğunu biliyorum.
Doğada olmayı ve hayvanları çok seviyorum. Arkadaşlarımın at sırtında aldıkları keyfi görünce denemek istedim. Önce çok korktum, birkaç kez de düştüm. Fakat yılmadım. Şimdi ders aldığım zamanlar haftanın her günü, zevk için ise haftanın iki günü biniyorum. Fiziğimin, özellikle de popomun düzgün oluşunu at binmeye borçluyum. Önceleri kendime at almak istiyordum ama bakımının ağır olduğunu görünce vazgeçtim. Belki daha sonra!
‘İnsanlar beni beğeniyor’
En çok nerenizi beğenirsiniz?
Normal hayatımda da insanlar fiziğimi çok beğeniyorlar. Ben de her yerimi beğeniyorum ama en çok da gözlerimi ve popomu. Bir arkadaşımın dediği gibi ben “kendi kendine güzelleşen” kadınlardanım.
Rol yapıyor musunuz sokakta?
Bazen yapmak zorunda kalıyorum. Hayat zaten rol değil mi? İnsanları kırmamak adına ‘seviyormuş’ gibi göründüğüm çok oluyor.
Sizi üzenler olmuştur.
Zayıf karakterli insanlara denk geldiğim, beni kullananlar olmuştur. Özellikle de aşk yaşantımda! İlişkilerime genelde uzun vadeli niyetlerle başlarım. Karakterine bakarım, altyapısı ve ruhu yeterince iyi değilse onu ‘kullan-at’ yaparım. Ama tersiyse, onu canımın içi yaparım, değer verip kazanmaya çalışırım.
Platonik aşkınız oldu mu?
Olmadı.
Tavlayan mısınız tavlanan mı?
Hiç tavlamadım, hep tavlandım. İlk aşkım da ortaokuldayken oldu. Birlikteliklerim haricinde 3 kez aşık oldum. Hepsi bitti.
“Kalbim aşkla dolu”
Kalbiniz boş yani.
Aksine. Kalbim şu an yaşadığım aşkla dolu. Camianın dışından olan biriyle beraberim. İlerde ne olacağını bilmiyorum. Kısmet.
Evlenmeyi düşünür gibisiniz.
Doğru insanı bulduğumu anladığım an neden olmasın. Her kadın gibi ben de evlenip bir kız, bir erkek çocuğum olsun istiyorum. Ama aşkın o büyüsünü bozmamak adına da belki uzak kalıyorum bu işlerden. Bence evliliği de flört havasında yaşamak lazım.
Şarkılarınız sizin için anlam ifade ediyor mu?
Şarkılarımın içinde olan her şeyi yaşadım, diyebilirim. Beni tanımak isteyenler şarkılarıma baksın. Çünkü o şarkılar beni anlatıyor.
‘Yemek işine gireceğim’
Yatırımlarınız var mı?
İki evim, Bodrum’da yazlığım, bir arabam, bir miktar da param var. Yakında ağabeyimle birlikte yiyecek ile ilgili bir yer açmayı düşünüyoruz. Ne olacağını bilmiyorum, bakacağız.
Dünyaya bir daha gelseniz ne olmak isterdiniz?
Bu mesleği tattığım için tekrar şarkıcı olmazdım. Kimyager, bilimle veya uzayla ilgilenen bir meslek dalında olmak isterdim.

Alıntı:POSTA
Gönderen:PURO

Hiç yorum yok: